Dünyada Ekolojik Tarım

2010 yılında açıklanan verilere göre, 2007 yılında 141 ülkede gerçekleştirilen organik tarım 2008 yılında 154 ülkeye ulaşmıştır. 2008 yılı sonu verilerine göre dünyada 35 milyon ha alan organik standartlara göre sertifikalandırılmıştır. Geçiş dönemi rakamları da bu alana dahildir. Alan, 2007 yılı verileri ile karşılaştırıldığında 3 milyon ha gibi ciddi bir artış göstermiştir. Büyüme en fazla Latin Amerika ve Avrupa’da görülmüştür.

Organik tarım alanlarının yaklaşık üçte biri tek yıllık veya çok yıllık bitkisel üretim alanlarından, üçte ikisi ise hayvan otlatmasında da kullanılan yeşil alanlardan oluşmaktadır. Arıcılık için sertifikalandırılan alanlar dahil doğadan toplama 31,1 milyon ha alanı oluşturmaktadır. Organik su ürünleri yetiştiriciliği ise 0,4 milyon ha alanda yapılmaktadır. Sonuç olarak dünyada organik sertifika altına alınmış toplam alan 66,5 milyon ha’a ulaşmış bulunmaktadır.

Kıtalara göre organik tarım alanlarına bakıldığında ilk sırada 12,1 milyon ha alan ile Okyanusya’yı görmekteyiz. Hemen ardından 8,2 milyon ha ile Avrupa gelmektedir. Avrupa’da 9,6 milyon ha alanda doğadan toplama yapılmaktadır. Afrika’daki organik tarım alanı 0,9 milyon ha iken 9,5 milyon ha’lık bir alanda doğal toplama yapılmaktadır.

Kıtalara göre toplam organik alanlarına karşılaştırmalı olarak bakıldığında ise %35’lik bir pay ile Okyanusya’yı görmekteyiz. Bunu %23,4 ile Avrupa ve %23 ile Latin Amerika izlemektedir (Şekil 2).

Dünya’daki organik tarım alanlarının 2000 ve 2008 yılları arasındaki gelişimine baktığımızda alanlardaki kararlı büyüme dikkat çekicidir.

Ülkelerin organik üretim alanları 2007 verilerine göre karşılaştırıldığında, en büyük on ülke Şekil 4’te verilmiştir. Avustralya’nın 12,02 milyon ha’lık organik üretim alanının yaklaşık % 97’sini et üretimine yönelik büyük baş besiciliğinde kullanılan organik sertifikalı geniş mera alanları oluşturmaktadır. Arjantin ise 4,01 milyon ha ile 2. sırada yer almaktadır. Arjantin’in sahip olduğu organik alan büyüklüğü de küçükbaş yetiştiriciliğinde kullanılan meralarla artmış ve özellikle organik koyun eti ilk sırada yer almaktadır. Bunu şeker, çay, tahıllar, yağlı tohumlar, meyve (armut, elma, portakal ve limon) ve sebze (sarımsak, soğan ve fasulye) takip etmektedir. Brezilya bir önceki yılın verilerine göre 1,77 milyon ha alana sahiptir. Kahve, muz, soya ve mısır en önemli ürünlerdir. Son yıllarda ABD, Çin ve Hindistan organik tarımda gelişen ülkeler olarak dikkat çekmektedir. İspanya ise 2008 yılında Avrupa Birliğinde en önemli paya sahip ülke konumuna gelmiştir.

Birçok ülkede organik tarım alanları hızla gelişmektedir. Dünya’da organik tarım üretimi yapan ülkelerin 2007 ile 2008 değerleri karşılaştırıldığında Arjantin 1.229,068 ha alan ile en yüksek büyüme gösteren ülke konumundadır. Avrupa Birliği üyesi ülkelere baktığımızda İspanya ve Almanya’daki artış göze çarpmaktadır. İspanya 2007 yılında 61,932 ha’lık organik tarım alanına sahipken 2008 yılında 324,959 ha alana ulaşmıştır.

Organik tarımda 2007-2008 yılları arasında kıtalar bazındaki büyüme Şekil 6’da verilmiştir. Latin Amerika’daki büyüme hızı dikkat çekicidir.

Dünyada organik üretici sayısı en yüksek on ülke Şekil 7’de verilmiştir. Dünya’da organik tarım yapmakta olan üretici sayısına baktığımızda 340.000 üretici ile Hindistan ilk sırada yer almaktadır. Hemen ardından 180.746 üretici ile Uganda gelmektedir.

Toplam üreticilerin % 34’ü Afrika’da, % 29’u Asya’da, % 19’i Latin Amerika’da yer almaktadır. Üretim alanlarının her üç kıtada da küçük olduğu görülmektedir. Bu bölgelerde organik tarım küçük üreticiler için sürdürülebilir üretim modeli oluşturmaktadır. Okyanusya en büyük üretim alanına sahip bölge olmasına karşın en az üreticiyi barındırmaktadır (Şekil 8).

Dünyadaki sürülebilir organik tarım alanlarının kullanımına bakıldığında ilk sırada %45’lik bir payla tarla bitkileri hemen ardından %34’lük bir oranla yem bitkileri gelmektedir.

Organik olarak yetiştirilen çok yıllık türlere baktığımızda %25’lik oranlar ile kahve zeytin lider tür konumundadırlar. Sert kabuklu türlerin değeri %25’tir. Kakao %10’luk bir paya sahiptir.

Doğadan toplama alanlarının 2008 yılında dünya üzerindeki dağılımlarına baktığımızda %31’lik paya sahip olan Afrika ve %30’luk paya sahip Avrupa başı çekmektedir.

2010 yılında açıklanan verilere göre dünyada organik ürünlerin pazar değeri 50,9 milyar dolara ulaşmıştır (org.monitor). Organik ürünlerin tüketimi en fazla Kuzey Amerika ve Avrupa’dadır. Avrupa, Okyanusya ve bazı Latin Amerika türlerinde organik hayvancılık yaygın olarak yapılmakta ve çok sayıda hayvansal ürün tüketicilere sunulmaktadır. Organik su ürünleri üretim alanlarının 2007 yılı verilerine bakıldığında Çin 415.000 ha ile dünya lideri konumundadır. Bunu 6.293 ha alanla Ekvator, 2.000 ha ile Bangladeş, 1.317 ha ile Endonezya ve 33 ha ile Tayland izlemektedir.

Organik tarımda izlenebilirliğin ve güvenlik sistemlerinin önemli bir paydaşı kontrol ve sertifikasyon kuruluşlarıdır. Dünyada bu alanda 481 kuruluş görev yapmaktadır. Kıtalara göre Avrupa’da 177, Asya’da 157, Kuzey Amerika’da 78, Latin Amerika’da 48, Okyanusya’da 11, Afrika’da 10 adet kontrol ve sertifikasyon kuruluşu görev yapmaktadır. Bazı kuruluşlar birkaç farklı kıta ve ülkede görev yapmaktadır. Sertifikasyon kuruluşlarının ülkelere göre sayıları değişmektedir. Sırasıyla Japonya’da 60 kuruluş, ABD’de 57, Almanya ve Güney Kore’de 32, Çin’de 29, İspanya’da 27, Avrupa Birliği’nde en yüksek üretim alanına sahip İtalya’da 16 adet, Dünya’nın 7. büyük organik tarım alanına sahip ülkesi Hindistan’da ise 13 adet sertifikasyon kuruluşu faaliyet göstermektedir.

Dünya organik ürün ticaret hacminin 2008 verilerine göre yaklaşık 50,9 milyar ABD doları olduğu belirtilmektedir. 2007 yılı verilerine göre gelirin % 54’ü Avrupa’da, % 43’ü Kuzey Amerika’da ve % 3’ü ise diğer kıtalarda elde edilmektedir. Avrupa Birliği’nde ayni yıl verilerine göre organik gıdada yıllık 16,2 milyar Avro ticarete konu olmaktadır. En yüksek pay Almanya’da (5 milyar 300 milyon Avro), olup bu ülkeyi İngiltere (2 milyar 550 milyon Avro), Fransa (1 milyar 900 milyon Avro), İtalya (1 milyar 870 milyon Avro) ve İsviçre (789 milyon Avro) izlemektedir. Avrupa Birliği’nde toplam pazarının içinde organik ürünler pazarının % 6’sı organik ürünlerden oluşan Danimarka lider ülke olurken, Avusturya % 5,3, İsviçre % 4,6, Lüksemburg % 3,3 ve Almanya % 3,1 ile takip etmiştir. Avrupa’da kişi başına yıllık en yüksek organik ürün tüketimi 106 Avro ile Danimarka’da gerçekleşmiş, bunu İsviçre 105 Avro, Avusturya 89 Avro, Lüksemburg ve Liechtenstein 86 Avro ile takip etmiştir. Pazar büyüklüğü olarak güçlü konumdaki ülkelerden Almanya’da organik ürünlere kişi başına yıllık 64 Avro harcanırken, İngiltere’de 42, İtalya’da 32 Avro harcanmıştır. ABD’ de ise 2009 verilerine göre organik ürünlerde 2008 yılında dönen organik ürün ticaret hacminin 22 milyar 929 milyon dolar seviyesine yükselmiş ve organik ürünlerin toplam pazardaki payı % 3,5 olduğu belirtilmiştir. Bu değer ile ABD dünyada en büyük organik ürün ticaretine sahip ülke konumuna gelmiştir.

Yasal düzenlemeler ve standartlar organik tarımda büyük önem taşımaktadır. IFOAM (Dünya Organik Tarım Hareketleri Federasyonu)’ın ‘Temel Standartları tüm dünyada takip edilmektedir. Dünyada çıkarılan ilk resmi mevzuat, 24 Temmuz 1991 tarihinde yayınlanarak Avrupa Birliği’nde yürürlüğe giren, 20092/91 sayılı yönetmelik olmuştur. Avrupa Birliği daha sonraları yönetmelikte çok sayıda revizyon yapmıştır. AB daha sonra 28 Haziran 2007 tarihinde EC 834/2007 sayılı organik üretim ve organik ürünlerin etiketlenmesi hususundaki konsey tüzüğü yayınlanmış ve 1 Ocak 2009’dan itibaren geçerli olmak üzere uygulamaya koymuştur. Tüzüğün 7 başlık ve 42 maddeden oluşan içeriğinde; amaç, kapsam ve tanımlar; organik üretim hedefleri ve prensipleri; üretim kuralları; etiketleme; kontroller; üçüncü ülkelerle ticaret; nihai ve geçişe ilişkin kurallar bulunmaktadır.

Günümüzde 71 ülkede organik tarım yönetmeliği bulunmakta, 21 ülkede ise geçici taslak yönetmelik hazır durumdadır. Dünyada Avrupa Birliği yönetmeliği haricinde Amerika’nın ‘NOP’, Japonya’nın ‘JAS’ yönetmeliği en çok izlenen yönetmelikler arasında yer almaktadır. Bu yönetmelikler haricinde özel standartlar da bulunmaktadır. Bunlara Biyodinamik tarım için ‘Demeter, Bio-Swiss için Knospe, Bioland, Naturland örnek verilebilir.