| |
|
“YARIN, YARINLARI KURTARMAK İÇİN GEÇ OLABİLİR!”
İnsanlığın yaşadığı iki büyük dünya savaşı sonrası, artık benzerlerinin yaşanmaması için tüm devletler gerekli önlemleri almak üzere bir takım uluslar arası güvenlik (Nato, Cento v.b.) ve barış sözleşmeleri imzalamışlardır. Ve siyasi barış içerisinde gelişen dünyamızda artan nüfusu doyurabilmek için 1950’li yıllarda “Yeşil Devrim” olarak adlandırılan tarımda büyük üretim artışlarına neden olacak bir süreç başlamıştır. Bu sürecin temel dayanağı, çeşitli tohum ve bitki türlerinin ıslah edilmesi ve tarımsal kimyasalların (sentetik gübre ve ilaçlar) yaygın bir şekilde kullanılması idi. Ve gerçekten tarımsal üretim hızla –kimi ürünlerde birkaç kat- arttı. Dünyamız bir tarımsal üretim bolluğu yaşamaya başladı 1960’lı yıllarda.
Ancak ne yazık ki, çok geçmeden kurtarıcı olarak görülen bu tarım ilaç ve gübrelerinin olumsuz yan etkileri doğamızda ve insanlar üzerinde gözlenmeye başladı. Son yıllarda çevresel boyutta yaşanan kimi sorunlar (kuş gribi, deli dana v.b.) küresel ısınma gibi global sorunlar ile tüm dünyaya sesini duyurdu.
“ŞİMDİ DEĞİLSE, NE ZAMAN” bu çevresel sorunlarımıza duyarlı olacağız. En azından bu konuda aktif çalışmalar yapan duyarlı sivil toplum örgütlerine (ETO v.b.) destek olabilirsiniz.“YARIN, YARINLARI KURTARMAK İÇİN GEÇ OLABİLİR!” Atila ERTEM Kasım , 2007 |
|