Türkiye'de Ekolojik Tarım
Ülkemizde ekolojik tarımın gelişmesi Avrupa ülkelerinin tersine üreticilerce tabandan değil alıcılarca tepeden aşağı doğru olmuştur. İlk olarak Avrupa'lı alıcılardan gelen talepler doğrultusunda 1984-85 yıllarında Ege Bölgesi'nde geleneksel ihraç ürünlerimiz olan kuru üzüm ve kuru incirin ekolojik olarak yetiştirilmesiyle başlamıştır. 1990 yılında sadece 8 farklı ürün ekolojik olarak üretilirken üretim miktarı ve ürün yelpazesi yıllar içinde artış göstermiştir.
Yasal çerçeve:
Başlangıçta ekolojik üretim tekniklerine dair bilgiler Avrupa'lı danışmanlar tarafından verilmekteydi. 1992 yılında ETO derneğinin kurulmasıyla ekolojik tarımın Türkiye'de sağlıklı ve güvenli gelişmesine katkıda bulunmak hedeflenmiş, hem yasal boyutta hem de teknik bilgi sağlama konusunda çalışmalar yapılmıştır.
1994 yılında IFOAM Temel standartları ve 2092/91 sayılı AB Organik Tarım Yönetmeliği'ne dayalı ilk ulusal yönetmeliğimiz yürürlüğe girdi. Daha sonra yeniden düzenlenerek Temmuz 2002'de yayınlandı. Ekolojik tarımla ilgili ülke çapında kontrol yetkisi Tarım ve Köyişleri Bakanlığına verilmiştir ve bünyesinde ATÜT (Alternatif Tarımsal Üretim Teknikleri) Dairesi kurulmuştur. 3 aralık 2004 yılında yürürlüğe giren “Organik Tarım Kanunu” ile organik tarımsal üretim faaliyetlerine yasal bir çerçeve getirilmiş, kontrol ve sertifikasyon hizmetlerine yasal dayanak oluşturulmuştur. Yönetmeliğin gözden geçirilme çalışmaları bu süreçte devam etmiş ve 10 Haziran 2005 yılında en son 25841 sayılı Resmi Gazetede “Organik Tarımın Esasları ve Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik” yayınlanmıştır.